8 Ekim’den itibaren …

Öğle Arası Semineri | Mevlana ve Mesneviyi Anlamak

Prof. Dr. Zülfikar Güngör ile…

Her Perşembe12.30-13.30 Arası

*Seminerler Teams Uygulaması üzerinden uzaktan eğitim (online) olarak gerçekleştirilecektir.

*Programımız genele açık olup kayıt gerekmektedir.

*Ayrıntılı bilgi ve kayıt için: 0312 418 69 11

*Programımız ücretsizdir

 

“Herkes kendi zannınca benim dostum oldu; ama kimse içimdeki sırlarımı araştırmadı.”

Mesnevî 6. beyit                       

Son ilâhî din olarak Yüce Allah tarafından bütün insanlığa gönderilen İslam dininin hedefi, eşref-i mahluk olan insanı başka varlıklara kulluktan kurtarmak ve Allah’a kulluğa yönelterek tevhid inancını özümsemiş; hayatını bu ilkeye göre yaşayan insanlardan oluşan örnek bir ümmet oluşturmaktır. Bu hedefe giden yolda rehberimiz ve usve-i hasenemiz/en güzel örneğimiz, başta Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.s.) olmak üzere onun yetiştirdiği sahabe nesli ve onların yolunu takip eden Rabbânî âlimlerdir. İslam Tarihini incelediğimiz zaman yetiştirdikleri talebeler, yazdıkları eserler ve yaşadıkları tertemiz hayatla bizlere ve bütün insanlığa örnek olacak çok sayıda âlim/ârif kimseyi görüyoruz. Mevlânâ Celaleddin-i Rumî de, vefatının üzerinden 747 yıl geçmiş olmasına rağmen, başta Mesnevî-i  Ma’nevî’si olmak üzere yazdığı eserleri ve  adına nispetle kurulan Mevlevîlik tarikatı ile etkisini bütün dünyada devam ettiren önemli şahsiyetlerimizden biridir. Ancak ismini çok duyduğumuz, kendisine nispet edilen birçok sözü sosyal medyada gördüğümüz veya paylaştığımız; her yıl 17 Aralık’ta düzenlenen Şeb-i Arus törenleri ile andığımız Mevlânâ Celaleddin-i Rumî’yi ve onun en önemli eseri olan Mesnevî’yi ne kadar tanıyoruz? Mevlânâ ve benzeri mutasavvıf şahsiyetlerin eserlerini doğru anlayabiliyor muyuz veya nasıl doğru anlayabiliriz? Bu soruların cevaplarını KAGEM seminerlerimizde vermeye çalışacağız. Sizinle birlikte Mevlânâ’yı ve Mesnevî adlı eserini anlama yolculuğuna çıkacağız. Mevlânâ hakkında yapılan ilmî çalışmalar ve Mesnevî adlı eserinin şerhleri, sohbetlerimizde bize kılavuzluk yapacak. Böylece zandan kurtulup, hakikî bilgiyle buluşmaya çalışacağız. Bu yolculukta bize kulak olmanız ve bizi can kulağı ile dinlemeniz; size doğruyu anlatan bir dil olmak hususunda bizi muvaffak kılacaktır. İnşaallah bu çabamız,  aynı zamanda Kur’an ve Sünnet merkezli sahîh bir İslam anlayışını kazanmamıza katkı sağlayacaktır. Gayret bizden tevfîk Allah’tan.

 

Prof. Dr. Zülfikar Güngör

Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi İslam Tarihi ve Sanatları Bölümü

1985 yılında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinden mezun oldu. Ankara’da yayıncılık ve Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmenliği yaptıktan sonra akademik hayata yöneldi. Yüksek lisans ve doktorasını Türk-İslam Edebiyatı sahasında Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesinde tamamladı. 2010 yılında doçent ve 2015’de profesör oldu. Dinî-Tasavvufî edebiyat alanında çalışmalar yapmakta ve Mesnevî dersleri vermektedir. Hâlen Ankara Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Türk-İslam Edebiyatı Anabilim Dalı öğretim üyesi olarak çalışmaktadır.