Türkiye Diyanet Vakfı
bu sayfamızı saklayın !

SİZ NİYE BİRİNİN DOĞRUSU OLMAYASINIZ?

SİZ NİYE BİRİNİN DOĞRUSU OLMAYASINIZ?

SİZ NİYE BİRİNİN DOĞRUSU OLMAYASINIZ?

 "Hep hayalperestim ama hayallerime yenilerini ekledim yazar olmaya karar verdim… Yazar derken profesyonel değil yaşadıklarımı yazıyorum gerçek bir yazar olamayacağım sanırım" diyerek, mütevazı ve samimi kimliği ile okuyucularını çabucak hikâyelerinin içine dâhil eden konuğumuz Sevda Akyüz’ü, KALEM Söyleşilerimizde "Kalbin Şükrüdür Gülümsemek" başlığı ile ağırladık.

“Devletin Kızı Lülü”. Evet, kendini tam olarak bu isimle tanımlıyor yazarımız. Onun, yıllarca kendine sahip çıkan devletine bağlılığını en güzel ifade ediş biçimi. “Lülü Devletin Kızı” adlı çıkardığı kitabı da onun küçük bir çocukken yuva ve yurtlarda yaşadığı hayat hikâyesini konu alıyor.

Çocuğa verilebilecek en güzel şey hedeftir


Bu kitabı yazmaktaki amacının toplumdaki gönüllü insanların merhamet duygusunu harekete geçirip, yetiştirme yurdundaki sahipsiz çocuklara sahip çıkacak ellerin ve gönüllerin sayısını çoğaltmak olduğunu söyleyen Akyüz, “Her çocuk rol model olarak sevdiği insan gibi olmak ister. Bu yüzden çocuğa nasihat etmek yerine ona yapılabilecek en güzel şey hedef vermektir. Çocuklar sadece kitap okuyarak değişmez. Onları, yaşamın içine sokarak hayatı bizimle okumasını sağlamalıyız. Ancak bu şekilde hayata doğru ve sağlıklı bir şekilde adapte olabilirler.”

İnsan insana emanet


Akyüz, “Ne olmak istiyorsun” sorusunun cevabı 16 yaşına kadar bende, hiçbir şey olmamaktı. Çünkü o döneme kadar hayata ve insanlara karşı güven duygum henüz tamamlanmamıştı. Zaten bir çocuğun bir şey olmak istemesi için önce, olmak istediği şeye karşı güven duygusu yaşaması gerek. Sevgi evleri ve yurtlardaki çocukların tek ihtiyacının sevgi olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Çünkü onların asıl ihtiyaç duyduğu ve istediği güvendir. Ne kadar utangaç olursa olsun, bir çocuğa o güveni verirseniz mutlaka kendini ifade eder ve doğruyu söyler” dedi.
 

“İnsanın insana emanet olduğunu öğrenirsek bütün mesele kalkar” diyen Akyüz, koruyucu aile ve bu konuda çalışma yapmak isteyen gönüllü adaylarına, “Eğer bu yola çıkmaya niyetlendiyseniz bir kere düşünmeniz yetmez. Hele gönüllüyseniz, bu işi sadece boş vakitlerinizde yapamazsınız.  Hayatınızın her saniyesine yaymanız gerekir. Aksi takdirde tuttuğunuz eli yarıda bırakmış olursunuz. Buna da hiç birimizin hakkı yok” diye konuştu.


Siz niye birinin doğrusu olmayasınız?

Yetiştirme yurtları ve sevgi evlerinde özellikle 13-18 yaş grubu çocuklarımıza daha çok eğilmemiz konusunun altını çizen Akyüz, “Bu yaş grubunun özellikle kendilerine doğru yol gösterecek büyüklerine tabiri caizse yol arkadaşlarına ihtiyaçları var. Peki, siz niye birinin doğrusu olmayasınız?” Sözleri ile söyleşisine son verdi.


Fotoğraflar