TÜRKİYE’DE İSLAMİ STK'LARIN KURUMSAL YAPI VE FAALİYETLERİNİN DEĞİŞİMİ

TÜRKİYE’DE İSLAMİ STK'LARIN KURUMSAL YAPI VE FAALİYETLERİNİN DEĞİŞİMİ

TDV KAGEM’in belirli aralıklarla düzenlemiş olduğu söyleşi dizilerinde, Türkiye’de İslami STK'ların Kurumsal Yapı ve Faaliyetlerinin Değişimi konu başlığı ile Doç. Dr. Lütfi Sunar konuk oldu.

Doç. Dr. Mahmut Hakkı Akın'ın moderatörlüğünde gerçekleşen programda son yıllarda İslami STK’lardaki önemli değişikliklere dikkat çekildi.
Türkiye’deki sivil toplum üzerine gerçekleşen tartışmaların bir boyutunun da devlet ile toplum arasındaki münasebetlerin yeniden biçimlenmesinin oluşturduğunu ifade ederek sözlerine başlayan Sunar, 1980’lerde başlayan sosyo-ekonomik değişimlerin, 2000 sonrasında hızlanarak devam ettiğini ve 28 Şubat sürecinin baskıcı ve anti-demokratik uygulamaları ile birlikte İslami STK’ların içe kapanmasına; yapı ve faaliyetlerinde de ciddi kırılmalar yaşamalarına neden olduğunun altını çizdi.
Günümüzde İslami STK’lardaki bu değişimin gittikçe onları Osmanlıdan miras kalan toplum ve cemaat temelli yapı ve söylemden modern bir STK tipine doğru yönelttiğini söyleyen Sunar, bu değişimin en önemli boyutunun ise devlet ile girilen ilişkinin sınırlarının değişimi olduğunu vurguladı.
Sunar, “İslami STK’lar gittikçe kapalı mekânlardan açık kamusal mekânlara doğru bir değişim geçirmektedir. Dolayısı ile birbirleriyle olan iletişimlerini güçlendirecek, ortak sorunlara ortak çözümler üretebilecekleri mevcut platformların etkinliklerini arttırarak sivil toplum alanındaki mali ve idari yapının şeffaflaşmasına katkı sağlayacak yasal bir çerçevenin oluşumu için aktif ve talepkâr olması gerekmektedir dedi.
İslami STK’ların son on yılda devam eden devletle yakınlaşma sürecinin gittikçe bir bütünleşmeye dönüştüğünü söyleyen Sunar, bu yöndeki en temel değişimin kurumsal yapılarda yaşandığını dile getirdi.
Tüm sivil toplumda olduğu gibi İslami STK’larda da son on yılda kadın sayısının ve aktifliklerinin arttığını ifade eden Sunar, “STK’ların önemli bir kısmında kadınlara yönelik faaliyetlerin oranında önemli bir artış söz konusu. Buna bağlı olarak faaliyetlerde yer alan kadınların sayısı ve aktifliği de artmış durumda. Günümüzde geleneksel reflekslere sahip pek çok kuruluşun yönetim kurullarında kadınlar da yer almakta. Dolayısı ile gelecekte kadınların pek çok alanda daha belirleyici olmaları beklenmekte” diye ilave etti.
Sunar konuşmasına şu sözlerle son verdi. “ İslami STK’ların girmiş oldukları formelleşme, odaklaşma, uzmanlaşma ve profesyonelleşme eğiliminin devam edeceği öngörülmektedir. Buna bağlı olarak ortaya çıkacak imkân ve zaafların, fırsat ve tehditlerin dikkatli bir biçimde izlenmesi gerekmektedir. Kurumları varoluş gayelerinden koparacak hızlı değişimler kadar hayatiyetlerini koruyamayacak duruma gelmelerine sebebiyet verecek tutuculuklar da gelecek açısından sorun oluşturmaktadır. Yaşanan hızlı değişimin yönetilmesi, yönlendirilmesi ve olumsuz yönlerinin bertaraf edilip olumlu yönlerinin artırılması için gerçekleştirilecek araştırma, izleme ve planlama çalışmalarının sürdürülmesi gerekmektedir”.

Paylaş:

Etiketler:

Yorumlar