TDV Kagem’DE “BİLİM İLE DÜŞÜNCE SEMİNERLERİ” İHSAN FAZLIOĞLU İLE BAŞLADI

TDV Kagem, yeni dönemde İstanbul Medeniyet Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dekanı Prof.Dr. İhsan Fazlıoğlu yönetiminde “Bilim ile Düşünce Seminerleri” başlığı altında yirmi bir hafta sürecek seminer dizisi başlattı. Her hafta farklı bir başlık altında düzenlenecek olan seminerler Fazlıoğlu’nun “Bilim ile Düşünce: Düş Görmek,  Düşmek, Düşünmek” başlıklı açılış konferansı ile başladı. 

Öğrencilerin yoğun ilgisiyle başlayan konferansta Fazlıoğlu; Bilginin ahlaki ve kültürel değerlerle ilişkisi nedir? Bilginin kullandığı teorik diller ve lisanlar nelerdir? Bilimin psikolojik etkenleri nelerdir? gibi pek çok soru eşliğinde seminer dizisinin çerçevesini katılımcılarıyla paylaştı. 

“Metafizik çanağı olmayan milletler ve kültürler, metafizik çanağı olan millet ve kültürlerin çanak yalayıcısı olurlar”

“İnsanın en önemli özelliği anlamlandırma özelliğidir” diyen Fazlıoğlu: “İnsanoğlu olarak her türlü olgu ve olayı anlamlandırma yoluyla bir şeylere dönüştürürüz. Her türlü anlamlandırma için üç temel ilkeye ihtiyacımız var. Bunlar açıklama, çözümleme ve anlamadır. Açıklama ve çözümleme yapmadan anlayamayız. Anlamlandırma yeteneğini kaybedenler konuşma yeteneğini de kaybederler. Örneğin Gazali, anlamlandırma yeteneğini kaybettiğinde kekeme olmuştur. Hâlbuki dönemin en iyi hatibidir. Bu yüzden anlamlandırma yetisi basit bir hadise değildir. O olmadığı zaman bilişimi ve iletişimi kaybedersiniz. Bütün kültür ve medeniyet olayları anlamlandırma yetimizin tecessüm ve tahakkuk etmiş halidir. Türk sanat müziği mesela… Yahya Kemal ne diyor: “Bu müzikten anlamayan bizi ve kültürümüzü anlayamaz.” Her kültürün ve her medeniyetin kendine göre mimari bir çanağı vardır. Metafizik çanağı olmayan milletler ve kültürler, metafizik çanağı olan millet ve kültürlerin çanak yalayıcısı olurlar.

Müzik, mimari eserlerimiz, şiirimiz, siyasetimiz ve aklınıza gelebilecek bütün beşeri etkinlik bu anlamlandırma yetimizin cisimleşmiş halidir. Biz bir kültürün sanatına ve mimarisine baktığımızda o kültürü görürüz. İşte bütün bu kültür yapıları bir anlamlandırma sürecinin cisimleşmiş halidir” diye konuştu.

“Bizi bilgi eşitsiz kılar. İnsanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı bizatihi bilgidir.” 

 Bilgi günümüzde enformasyonla karıştırıldığı için çok hafife alınıyor diyen Fazlıoğlu: “ Hayatla dini de ancak bilgiyle ilişkilendirebiliriz. Allah’la, evrenle, toplumla ilişkimiz hatta kendimizle ilişkimiz dahi bilgi üzerindendir. İnsan eşittir bilgi derken Hz. Ali bunu kastediyor. Fuzuli’nin değişiyle “İnsan bilgiyle insanlaşır.” Beşer doğar, insanlaşır. Yine Fuzuli’nin ifadesiyle  “İnsanlar arasındaki ontik eşitsizliğin kaynağı ırk, kan, coğrafya değil bilgidir.” Bizi bilgi eşitsiz kılar. İnsanlar arasındaki eşitsizliğin kaynağı bizatihi bilgidir. Çünkü bilenle bilmeyen eşit olamaz. İnsana ait aklınıza gelebilecek her şey bilgidir. Bu yüzden bilgiyi hafife almamamız lazım. Bilgiyi hafife alan toplumlardan bilgi mutlaka bir gün intikamını alır. Ve almıştır da. 

Bilginin oryantasyonu diye bir tabirimiz var. Bilgi her şeye siner. İnsanın vücudunda kanın rolü neyse bilginin toplumdaki rolü de odur. Onun için Kâtip Çelebi, âlimleri insanın kalbine benzetir. Nasıl ki; kalp hiç yorulmadan pompalarsa kanı, toplumda da bilginin sürekli kan gibi pompalanıp yenilenmesi gerekir. Aksi takdirde o toplum bilgisiz çürür. Bu sebeple bilginin oryantasyonu toplumda hayati önem taşır” dedi.

İhsan Fazlıoğlu yönetiminde başlayan “Bilim ile Düşünce Seminerleri” güz ve bahar döneminde her Perşembe 18.30’da TDV Kagem’de ilgilileriyle buluşacak. 

Paylaş:

Etiketler: haber

Yorumlar