TDV Kagem, KALEM SÖYLEŞİLERİ’NDE YENİ DÖNEME ‘NECİP TOSUN’ İLE BAŞLADI

TDV Kagem’in ev sahipliğinde düzenlenen KALEM Söyleşileri’nin ekim ayı konuğu yeni çıkan kitabı “Öykümüzün Sınır Taşları” ile son günlerde adından sıkça söz ettiren ve yıllarını öyküye adamış bir isim… Necip Tosun oldu.

KALEM Kitap Kahve’de; Türk Edebiyatı ve Türk Edebiyatı'ndaki öykünün yerine dair gerçekleştirdiğimiz bu keyifli söyleşiye, Ankaralıların ilgisi yoğun oldu. 

“Günümüz eleştirmeninin en büyük handikabı ideolojik körlüktür”

Yazar, “Öykümüzün Sınır Taşları” adlı kitabında yer verdiği Türkiye’nin en iyi 100 öykü kitabını seçerken nelere dikkat ettiğini anlatarak söyleşisine başladı. Tosun, “Öykümüzün Sınır taşları adlı kitabımda 100 temel öykü eseri var.  Bu kitapları seçerken hiçbir zaman ideolojik angajman içerisine girmedim. Edebiyatta bunu şiddetle kınıyorum. Bir insanın inancının olmasını, bir şeyi sevmesini ve bir ideolojiye bağlanmasını çok normal ve gerekli de görüyorum. Öyle ki, gündelik hayatında her türlü ideolojiye sahip çıkabilir ve tüm bunları bir hayat biçimi olarak yaşayabilir. Fakat edebiyat eleştirisi yaparken bütün bunları bir kenara bırakarak adalet, ahlak, bilgi ve tecrübe ile hareket edip edebiyat metinlerine öyle yaklaşması gerekir. Öykümüzün Sınır Taşları’nda eğer Bilge Karasu, Nezihe Meriç ve Onat Kutlar olmazsa bu eksik bir Türkiye okuması olur. Bu anlamda da bu kitap Türk Öykücülüğü ’nü yansıtmaz. Yani Mustafa Kutlu ile Rasim Özdenöreni sadece yazarak Türk öykücüğü yapamayız. Günümüz eleştirmeninin en büyük handikabı ideolojik körlüktür. Edebiyat yapılıyorsa o esere edebiyat kriterleriyle bakılmalıdır” dedi.

Genç yazarlara tavsiyeler

Edebiyata adım atacak gençlere de tavsiyelerde bulunan yazar, “Öncelikle bu yola baş koyarken seçimlerinizi doğru yapmanız gerekiyor. Çünkü edebiyat dediğimiz şey devamlılık ve ısrar istiyor. Yani siz, edebiyata hayatınızı vermeden ve geleceğe ilişkin yatırımlarınızı bunun üzerine koymadan bir yere gelemiyorsunuz. Edebiyat değimiz şey aslında sizden hayatınızı istiyor ve hayatınızı hiç ara vermeden kendisine vakfetmesini istiyor. Bu konuda Sezai Karakoç bizlere şunları söylerdi. “Eğer siz otel odalarında ölmeyi göze alıyorsanız gelin”. Aslında Sezai Karakoç’un tersinden demek istediği şuydu bize. Eğer siz bürokratik bir yükselme peşindeyseniz, ya da çok konforlu bir hayat sürmeliyim diyorsanız, edebiyattan uzak durun.”diye konuştu.

Kendisini yazarlığa iten şeylerin yazmış olduğu günlükler olduğunu söyleyen Tosun, genç yazar adaylarına günlük tutmalarını önerdi. Cahit Zarifoğlu’nun kendisine “Sözlük Oku” tavsiyesinde bulundu. 

“İyi bir örnek bütün kuramlardan daha öğreticidir”

“Edebiyatta öz ve biçimin ayrıştırılamaz bir şekilde bize aktarılması lazım. Bu yüzden bir edebiyatçının temel meselesi dildir. Dil, mesajı kendi taşır. Bu doğrultu iyi bir öykü okuduğumuzda, nasıl öykü yazacağımızı da öğreniriz. Yani iyi bir örnek bütün kuramlardan daha öğreticidir” diyerek genç öykücülere yol gösterdi. 

Soru-cevap şeklinde ilerleyen söyleşinin ikinci bölümünün sonunda ise Necip Tosun, okuyucuları ile sohbet edip kitaplarını imzaladı.  
Paylaş:

Etiketler: haber

Yorumlar