HALİS KURALAY İLE … “HAYATA DOKUNMAK”

"Ben bir görmezim, elinde baston!.."
Benim için geceyle gündüzün farkı yok sandınız, öyle mi?
nasıl olmaz geceyle gündüzün farkı dostlarım?
Gündüzlerde hareket vardır, insanlar çalışır,
gece ise ben kendimi dinlerim
sessizliğin sesini,
kabuğuna çekilen mahlûkatla beraber.
Benim için rüya yoktur sandınız, öyle mi?
nasıl olmaz rüya dostlarım, rüya nasıl olmaz?
Rüyayı yalnız görüntüdür mü sandınız?
Ellerimin işitişlerini
umutları, korkuları rüyada yaşarım ben,
tıpkı uyanıkken ki gibi.
Gözle görmeden bahar nasıl yaşanır öyle mi?
nasıl yaşanmasın ki bahar dostlarım,
çiçeklerin kokusu gözle mi görülür?
Kuşların cıvıltısı gözle mi işitilir?
Nisan yağmurunun zevkini gözle mi tadarsınız?
Siz, gözlerinizle mi hissedersiniz ferahlığı?
Rüzgâra binmiş sevgileri
yürek hisseder dostlarım... 

KALEM Söyleşileri’nde bu hafta, yukarıdaki mısraların şairi, doğuştan gözleri görmeyen eğitimci- yazar aynı zamanda İstanbul Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdür Yardımcısı ve Bilişim Erişilebilirliği Komisyon Başkanı Halis Kuralay’ın hayat hikayesini dinledik.

Kuralay, “ Bir a’manın kaleminden hayata ilişkin notları” diye tanımladığı “Hayata Dokunmak” adlı kitabından hareketle bir engellinin hayata bakışını samimi bir uslupla anlattı.Aynı sıcaklıkla toplumda engellilerin varlık alanına ilişkin yaşama ilişkin isteklerine yer verildi. 

Kuralay, engelli insanların yaşadığı asıl sıkıntıların fiziksel koşuldan çok toplumdaki bilinç eksikliğinden ve insanların engellileri yeteri kadar tanımamalarından kaynaklandığını söyleyerek başına gelen ilginç olayları farkındalık oluşturmak adına “Kör Öyküler” adını verdiği kitabında topladığını söyledi.  

Başına gelen bir olayı Kuralay gülerek şöyle anlattı: Bir gün kaldırımda yolun karşısına geçmek için beklerken biri koluma girdi ve beni bir yere götürmeye başladı. O kişi bunu yaparken benim karşıya geçmek istediğimi düşünerek, yani iyi niyetiyle yaptı ancak ben orada otobüs bekliyordum.” Diyerek toplumda engellilerin sıkça karşılaştığı sorunlara hayatından verdiği farklı örneklerle dikkat çekti. 

Yazar söyleşisine, engelli insanlarla olmayanlar arasında hiçbir fark olmadığını kendi yazdığı “Gören de Bir Görmeyen de” adlı okuduğu şiiri ile son verdi. 

Gören de Bir Görmeyen de 

  Hayattan memnunsa bir insan,
Gören de bir görmeyen de. 
Bulamıyorsa huzuru, 
Gören de bir görmeyen de.  

Sevilmez hiç çirkin, gizli,
Bir insan ki kötü sözlü,
Hele bir de ikiyüzlü,
Gören de bir görmeyen de.
 
İkiyle iki dört eder,
Su kaldırır, kar dondurur, 
Erken çıkan, erken varır,
Gören de bir görmeyen de.

Güzel ahlak sevilir elbet,
Bir insanda varsa merhamet,
Hoşgörü ve de adalet,
Gören de bir görmeyen de.
  
Ayrılık, herkese acı, 
Sağlık hepimizin amacı,
Dünya fani ve geçici,
Gören de bir görmeyen de.
  
Dili tatlı söylüyorsa,
Kalpte iman kaynıyorsa, 
Yolu Hakk’a varıyorsa Gören de bir görmeyen de. 
                         
Halis Kurala
Paylaş:

Etiketler: haber

Yorumlar